6 Aralık 2009

CONCENSUS REPORT

İmplant yüzey kaplamalarının ve bileşiminin kemik integrasyonu üzerindeki etkisi
Rudiger Junker, Athanasios Dimakis, Maurice Thoneck, John Jansen

Sistematik bir literatür taraması, konuyla ilgili 3212 yayını( kemik implant kontağı ile ilgili histolojik analiz ve mekanik stabilite testlerini temel alan sonuç değişkenlerine sahip yayınlar) açığa çıkarmıştır. Sonuç olarak, 29 makale birinci incelemeye dahil edilmek üzere seçilmiştir, bu sırada yakın tarihte geliştirilen ve piyasada bulunan oral implantlarla ilgili 357 başlığın 32’si, deneysel yüzey değişimleri ile ilgili ikinci bir incelemeye temel oluşturmuştur.
Yayından ana sonuçlar
Bu literatur incelemesinden şu sonuçlar çıkartılmıştır :
• Piyasada bulunan mevcut implant topografisini değiştiren yüzey modifikasyonları kaçınılmaz olarak yüzey bileşimini de etkileyecektir. Dolayısıyla, yüzey karakteristikleri kemik integrasyonunda gözlemlenen artışa katkıda bulunmuş olabilir, ve faydalı etkileri yalnızca topografi veya yalnızca bileşime atfetmek zor olabilir.
• Avrupa’da piyasada en yaygın beş implant tipinden dördündeki( Osseospeed®, SLActive®, TiUnite® ve Nanotite®) yüzey bileşimindeki değişiklikler eski muadillerine kıyasla kemik integrasyonunu artırmıştır. Bir implant tipi (Friadent Plus® ) böyle bir kanıt eksiktir. Beş implant tipinden iki tanesi için(TiUnite® ve Nanotite®) doğrulayıcı histolojik insan verisi de mevcuttur.
• İnce kalsiyum fosfat kaplanmış implantlar, kaplanmamış olanlara kıyasla , artmış kemik integrasyonu göstermiştir. Ancak, doğrulayan insan çalışmaları eksiktir.
• İmplantları peptik sekanslar ile kaplamak( ör.RGD) tutarlı olarak, artmış kemik integrasyonu ile sonuçlanmamıştır.
• İmplantları büyüme faktörleri ile kaplamak ( ör. BMP-2) kemik integrasyonunu artırmamıştır. Esasında, BMP-2 kaplamalar kemik integrasyonunu azaltıyor bile olabilirler.

5 Eylül 2009

HAYIR DEMESİNİ ÖĞRENMEK yada İLETİŞİMİN ÖNEMİ..


Genc bir bayan. Yurt dışında yaşıyor. Birkaç yıl önce, yurt dışında 15 numaralı diş yatağına bir implant ve üzerine bir porselen kuron yapılıyor.. Şu an İstanbulda yaşıyor, ve günlerden birgün implant üstü porselen kuronu abutmentından kırılıyor. Yaşadığı semtte kendine bir hekim buluyor ve implant üstü kuronunu yeniletiyor.
Ve sorunlar başlıyor:
*Kuron komşu dişe çok baskı yapıyor, *aradan floss geçmiyor, *ağız kapandığında karşı dişle arasında aralık var ve en önemlisi, *dişeti incelmiş ve koleden diş çok yükselmiş...
Hastanın yakınmalarının haklı yada haksız olduğuna hiç girmeyeceğim..Önemi de yok..Sonuç olarak, hekim hastası ile ciddi bir iletişim sorunu yaşamış ve hastasını kaybetmiştir..( bana geldiğinde hastanın ağzında kuron yok, elinde yedek parcalar, ve parasını geri almış durumdaydı).
Hastanın yakınmalarını sabırla dinledim..Ve ağzını görmek istedim..Muayenemin sonucunda implant boynunda önemli miktarda sert ve yumuşak doku kaybı olduğunu fark ettim. Oysa hasta sürekli eski dişine benzemeyen bir kuron yapıldığını , estetiğinin bozuk olduğunu, yeni dişinin çok uzun olduğunu , öyle bir diş istemediğini , Almanya da böyle yapılmadığı , gibi yakınmalarını tekrarlıyordu.
Çıkarılacak dersler:
1.Koltuğa oturan hasta bir önceki doktorunu hararetle şikayet ediyorsa, bir süre sonra sizi de, başka bir diş hekimine, aynı hararetle şikayet etme olasılığı çok yüksektir.
Dolayısıyla, hekim hastasıyla bir olup meslekdaşını çekiştirmemeli. Hem etik değil, hem yararı yok..( Ben şöyle demeyi tercih ediyorum : Hanımefendi olan olmuş, hem hekiminizin hem sizin nasıl zorluklar yaşadığınızı hiç bilmiyorum, ve benim için çok da önemli değil... Gelin geçmişte olanların üzerine bir sünger çekelim. Ve, şimdi sizin için ne yapabileceğimizi konuşalım..) Her hastam bu söylediklerim karşısında farklı bir yanıt verir. Ama hemen hepsi," evet haklısınız, biz işimize bakalım" diyerek bitirirler.
2.Hastayı çok iyi dinleyin.. Beklentilerini tesbit edin. Eğer bu beklentiler yüksek ise veya gerçekci değilse bunu uygun bir şekilde hastaya hissettirmelisiniz. (Boyun bölgesinden kemik ve dişeti kaybetmiş bir implant üzerine yaptığınız kuron doğal diş üzerine yaptığınız kuron gibi olamaz.) Çıkacak sonucu hasta ile paylaşmalısınız. Yapılamıyacak bir estetik görünüm için söz vermemelisinz. Hasta gerçeklerin dünyasına indirilmelidir..Böylece ,iş bittiğinde hayal kırıklıkları yaşanmaz.
3. Yapılacak işlem ile ilgili yeterli bilginiz yoksa, teknik ile ilgili yeterli değildeniz; işe hiç girmeyin.. Binbir zahmetle kazandığınız bir hastayı( ve en kötüsü yakınlarını, refere edenleri ) kaybetmeniz an meselesidir.

Artık pek çok hasta "bilmediğini bilen" , " meslekdaşını kötülemeyen" doktoru takdir ediyor. Böyle hastaya rastlamadınız mı?

15 Mayıs 2009

Bİ DENİYELİM ÖNCE....


Eminim her diş hekimi şu olayı yaşamıştır:" Tamam doktor bey, borcumun miktarını biliyorum. Ödememi protezim bitince yapacağım. Hele bir protezi kullanalım. Bakalım iyi olmuş mu, yemek yiyebilecekmiyim.."

Şimdi senaryoyu başka bir sağlık branşı için çeşitlendirelim :
" Tamam doktor bey, borcumun miktarını biliyorum. Ödememi işlerim bitince yapacağım. Hele bir damarlarımı değiştirin bakalım,,, yeni damarlarım kanımı iyi dolaştırıyor mu..Kalbim bu damarları iyi kullanıyor mu... İşe yarıyor mu... Göreyim, .. Ödememi hemen sonra yaparım. Acele etmeyin..."

Bu ikinci senaryo gerçek olabilir mi? Hayır olmaz.. Genellikle hastalar tedavilerinin ücretini henüz tedavi başlamadan ön ödeme şeklinde yaparlar... Fakat, iş diş hekimi ödemelerine gelince, "hele bir deneyeyim" diyebiliyor..Ve bunu diş hekimleri kabul edebiliyor...Peki siz buna razı mısınız ? Değişmeli mi.?

7 Nisan 2009

DİŞ HEKİMLERİ KRİZ DE NE YAPMALI?


Ekonomik kriz bütün haşmetiyle ezip geçiyor.. İşsiz sayısı her geçen gün büyüyor... İşini koruyanlar bile diş hekimine giderken iki kere düşünüyor. Zorunlu olmayan diş hekimi ziyaretleri ertelenmekte. Ama sağlık sorunu olunca ve zorunlu olunca, gereken nasılsa yapılıyor. Bir arkadaşım, Şişli bölgesinden 30 kadar muayenehanenin kapatma dilekçesi verdiğini söyledi.
Böyle bir ortamda muayenehane işleten diş hekimleri ne yapmalı.?
1. Önce, ailesi ve klinik personeli ile bir toplantı yapıp, "kriz " döneminde olunduğunu ve planlı davranılması gereken günler yaşandığı bildirilmeli..
2. Masraflar kısılmalı,ve zorunlu olmayan harcamalar kontrol altına alınmalıdır..
3. Fiyat politikası gözden geçirilmeli, gerektiğinde esneyebilmeli, ve ödeme kolaylıkları gündeme alınmalıdır...
4. Yarım bırakılan, ertelenen tedaviler için hastalarla tekrar ilişki kurulup, hastalar başvurmaları için cesaretlendirilmelidir.
5. Varsa, zaman boşluğundan yararlanıp, yeni teknikler ( implant, laminat v.s) öğrenilmeli, hizmetler çeşitlendirilmelidir.
6. En çok da : Kriz e rağmen randevu saatleri dolu olan arkadaşlar, klinikler, tesbit edilmeli ve her gün en az bir saat" onlar neyi farklı yaptılar, nasıl başardılar " diye beyin jimnastiği yapmalıdır...

ZYGOMA IMPLANT KURSU YAPILDI


Zygoma implantları denince akla gelen ilk isim Prof.Dr.Chantal Malevez olur. Brüksel Üniversitesinden bu meslekdaşımız belki de Dünyanın bu konudaki en yetkili kişisidir. İstedik ki, Türk diş hekimleri, ağız cerrahları, akademisyenleri, ülkemizde hiç kullanılmayan, uygulanmayan bu zor ve riskli yöntemi en yetkili kişiden öğrensinler. Çabalarımız sonunda İstanbul a getirdik ve bir kurs yaptık. Kursa beklemediğimiz kadar yoğun ilgi vardı. Belki de ilk defa bir kurs için haftalar önce kayıt almayı durdurduk. 36 meraklı implant uygulayıcısı kursa katıldı. Çok yararlı bir kurs oldu. Yöntem gerçekten karışık ve riskli. Kursa katılmadan, teorik bilgilerle, daha önce tecrübeli bir hekimi uygularken görmeden uygulamak neredeyse mümkün değil ve yanıltıcı.
Çok yararlı bir kurs oldu. Katılımcı hekimlerin gözlerindeki pırıltıyı görmek çok hoştu.
Zigoma implant uygulama olasılığı olan cerrahların , hatta uygulamaya çalıştığını ( fakat zorlandığını ) bildiğimiz arkadaşların, akademisyenlerin hiçbiri kursta yoktu. Hem de Dr.Malavez kursunda. Ne yazık..... Vah benim memleketimin insanlarına..

24 Mart 2009

OSSEDER 7.OSSEOINTEGRASYON KONGRESİ


MAXILLANIN IMPLANTLARLA REHABILITASYONU

Osdeointegrasyon derneği 7. Osseointegrasyon kongresi 3-4 Nisan da, Istanbul Askeri müzede gerçekleştirilecek.
Toplkantının ana teması " Maxilla nın rehabilitasyonu". Diş implantlarının en zor ve riskli uygulandığı değişik maxilla bölgelerindeki uygulamalar hedeflenmiş. Nerede ve ne zaman sinüs lifting yapmalı, ne zaman kısa implantlar tercih edilmeli, ön bölgede riskler ve ödüller nelerdir... vs.
Kurs öncesi, Türkiye' de ilk defa olarak "Zygoma İmplantları " kursu yapılacak. Hem de bu konuda Dünya nın en önemli knoşmacısı tarafından. ( Dr. Chantal Malevez.)
Diş implantları konusuna ilgi duyanlar, ilgi duyacaklar, ilgi duyma niyetinde olanlar. KAÇIRMAYIN..

NE KADAR EKMEK O KADAR PEYNİR


Diş hekimlği muayenehanesi yönetmek karmaşık bir konudur. Yönetici diş hekiminin pek çok profesyonel özelliği olmalıdır. Pek çok konuda fikir geliştirmeli, okumalı ve kendini eğitmelidir.
Ama yöneticiliğin üç saç ayağı vardır.
1. Hasta yaratmalıdır.
Belli teknikleri kullanarak kendisine hasta yaratmalıdır. Bu eylemde pek çok yöntem bulunmaktadır. Hepsi tartışılabilir. Avantaj ve dezavantajları bulunur. Ama hasta merkezli bir yaklaşım, dürüst kişilik , ve yeterli bilgi ve beceri varsa, yavaş da olsa emin adımlarla bu gerçekleşecektir.
2. İyi dişhekimliği yapılmalıdır.
Hastanın her türlü sorunları çağdaş yöntemlerle çözülmelidir. Kısa , mucizevi, inanılmaz yöntemlerden kaçınmalıdır. Denenmiş, sonucu belli yöntemler kullanılmalıdır. Hastanın sorunları sadece diş olarak değil, ağız ortamı ve çiğneme fonksiyonu olarak değerlendirilmelidir. Kapsamlı diş hekimşiği yapılmalıdır. Böylece mümkün olduğunca zaman verimli kullanılmalıdır. Diş hekimi bilgisini zaman biriminde satan kişidir. Zamanı verimli kullanmalıdır. Belirli bir zaman içinde maximum verimliliği elde etmelidir.
3. Üretilen değerle ilgili ücretleri toplamasını bilmelidir.
Koltuk veya koltuklar tüm gün dolu olsada, her dakika bir hasta girsede yapılan işlemlerin karşılığı toplanamıyorsa bütün bu çalışmanın hiç bir değeri yoktur. Diş kliniği bir iş yeridir, yardım derneği değildir. Ürettiğiniz meyvenin hasatını yapmalısınız, aksi durumda üretim yapmanın anlamı yoktur.

6 Şubat 2009

İMPLANT ATÖLYE ÇALIŞMASI




Cosmodent te 2009 un ilk "İmplant Atölye Çalışmasını" bugün tamamladık. 6 diş hekimi katıldı. Bir protez uzmanı, bir periodontolog, Hollanda da yaşayan ve çalışan bir Türk genel diş hekimi ve Istanbul dan 3 diş hekimi daha. İlgili ve bilgili bir guruptu.Akıllıca sorular sordular.

Diş implantlarına olan ilgi sürmeye devam ediyor.. Her dönemde yeni yeni diş hekimleri implant yapmayı öğrenmek istiyor.Genç, yaşlı....Kriz günleri bu tip açıkları kapatmak için çok uygun zaman .. İşler biraz düşünce, böyle işler için zaman bulabiliyoruz... Gün gelecek bir diş çekilince boşluğu hemen bir implant ile doldurulacak.. Total protez, iskelet protez, ataşmanlar, ve köprü protezler hep tarihe karışacaklar.. Duymadık, fark etmedik demeyin.. Bu sizle yada sizsiz mutlaka gerçekleşecek.. video

5 Şubat 2009

ağız kanseri


Estetik diş hekimliği yapmaya bayılıyorum. Dişlerini beğenen bir hastamın yüzündeki memnuniyet ve tatmin olma ifadesini görmenin bana verdiği keyif müthiş. Ama yine de hiç bir duygu, erken teşhis edilmiş bir kanser olgusunun bir diş hekimine verdiği verdiği keyif ve tatmin kadar büyük olamaz... Şu VELSCOPE cihazı müthiş. Hasta "bu nedir " diye soruyor. Ağız kanseri erken teşhis cihazı dediğimde önce bir sessizlik oluyor. Bitince hasta, yavaşca "teşekkür ederim" diyor...İyi birşey yapınca mutlu olurssun ya hani... İşte öyle.. Herkese öneririm..

11 Ocak 2009

KADAVRA KURSU TAMAMLANDI



Kadavra kursundan taze ve sağlam bilgiler ile dönüldü. Blok greftleme, sinüs yükseltme, dil frenilumu genişletme, foramen mentale varyasyonları, facial arterin yolu vs.. gibi konularda bildiklerimiz tazelendi, bilmediklerimiz beynimize yüklendi. Kurs öğretmenleri Dr.Pascal Valentini ve Anatomi hocamız Prof.Dr. C. Gaudy, katılımcıları müthiş istekli, çok zekice sorular soran ve kursa katılan en bilgili guruplardan biri olarak nitelendirdi. Kendimizle övünüyoruz....Bilginin değerini bilen, bilgiye yartırım yapan (ve bir gün mutlaka karşılığını alacak olan ) katılımcı arkadaşlarımı yürekten kutluyorum..Bunlar: Dr. Adnan Oya, Prof.Dr.Ateş Parlar, Doç. Dr.Beyazıt Bağcı, Dr. Burkay Doruk Özer, Dr.Can Ergene, Dr.Cenk Uludoğan, Dr.Hayri Erkan Uçar, Dr.Muammer Gözlü, Dr.Neriman Gülcügil, Dr.Nuran Çulcuoglu, Prof. Dr.Sema Aka, Dr.Serdar Soytürk, Doç.Dr.Tezcan Demiröz, ve bendeniz Türker Örnekol.
Sırası gelmişken, bu organizasyonun yükünü omuzlayan dernek sekreterimiz Bn.Saliha Bulut a emekleri için tesekkür ederiz.
Kursa katılanların arasında arkadaşlarınız varsa, hemen telefon ile arayıp izlenimlerini taze iken paylaşınız ..Ve eğer, gelecekte benzer bir kursa katılmaya niyetliyseniz, derneğimizi arayarak ön listeye isminizi kaydettirmenizi öneririm....

4 Ocak 2009

DİŞ HEKİMLİĞİ KLİNİĞİNDE VERİMLİLİK



Çok çalışmak başka, verimli olmak başkadır. Pek çok diş hekimi verimliliğini arttırmak ister. Fakat nasıl yapılacağını bilmez. Çoğu zaman tersi olur ve masraflar artar. Şimdi, bu konuda neler yapılabileceğini gözden geçirelim.
1.Randevularda verimlilik
Bir gün içinde çok sayıda hastaya bakmak mutlaka verimli olmak anlamına gelmez.
Kendinizi test etmek için, geçen haftadan dolu olduğunuz bir gün seçin. O gün içinde her hastadan tahsil ettiğiniz para miktarını hastanın isminin yanına yazınız. Bazı günlerde ne kadar verimsiz olduğunuza kendiniz de şaşacaksınız.
2.Yardımcılarınızın yeteneklerinden en üst düzeyde yararlanın
Klinik yardımcınızın yeteneklerini, neler yapabileceğini bilmelisiniz..
3. Alacak listenizin kabarık olmamasını sağlayın
Tedavi ücretini tahsil edemiyorsanız , üretim yapmanın pek bir yararı yoktur.
Her muayenehanenin yazılı bir “genel tahsilat sistemi” olmalıdır.
4. Tedavi planlamasına zaman ayırın
Yapılan en yaygın yanlışlardan biri, yeni hastalarda, tedavi işlemi yapılmayacağı için, onlara yeterli zamanı ayırmamaktır. Oysa, yeni hastaya sunacağınız tedavi planı ve ücretlendirme, muayenehane için biraz sonra yapacağınız tek bir dolgudan çok daha önemlidir.
5. Yeterli sayıda eleman bulundurun: Çok az yada çok fazla değil
İşe aldığınız çalışanların “görev tanımlarını “ gözden geçirin. Aynı işi birden fazla kişiye delege etmemiş olun.
6. Var olan hastalarınızı muayenehanede tutabilmelisiniz
Sisteminizde var olan “çatlaklardan” sürekli hasta kaybediyorsanız, bu kayıpları karşılamak için daha çok çaba sarf edecek ve sürekli bir strese maruz kalacaksınız.
7. Her ay, “kişi-başı maliyet” analizi yapmalısınız. Kişi başı maliyet hesabının bilinmeyişi veya yapılmayışı nedeniyle pek çok önemli kriter bilinmiyor olacaktır. Hatta, belki hekim, içinde bulunduğu durumun dramatikliğinin farkında olmayacaktır.. Gerekli hesaplamalar yapıldığında görülebilir ki, muayenehanenin varlığını sürdürmek yerine, kapatıp bir başka muayenehanede veya işte çalışmak daha realist olacaktır.


2 Ocak 2009

ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ









Estetik diş hekimliğinde iyi sonuç elde edebilmek için belli bir sistem geliştirmek gerekir. Bilgi ve deneyimimizi bu sistem içeriğine katarak başarılı bir sonuç elde etmek mümkün olacaktır. Dolayısı ile pek çok farklı yöntem ve farklı sonuç elde edilebilir. Kullanılan malzeme ve üretim tekniği bu sistem içeriğinde önmeli bir rol oynar. Son bir kaç yıl içinde popülerite kazanan Aluminyum Oksit ve Zirconium Oksit malzemeler daha iyi sonuçlar elde edilmesine olanak tanıyor. Bu malzemelerin üretim teknikleri açısından farklılıkları var. Procera, Lava, Cercon, ve daha basit diğer yöntemler. Ben bunlardan Procera isimli olanını kullanıyorum. .
Procera en eski ve en çok denenmiş olan yöntem. Uzun dönem araştırmaları sunabiliyor. ( Ne kadar kırılıyor, diş eti ile ne kadar uyumlu, kenar uyumu ne kadar hassas vs..) Simante ederken asit etch, primer, bond kullanmanıza gerek yok ; standart cam iyonomer veya compozit siman kullanabiliyorsunuz. Coping'in et kalınlığı uniform, yani her yerde aynı. Bu, çok ince (laminatta 25 micron , kuronda 40- 60 micron ) olabiliyor. Kalın istiyorsak çift scan yaparak istediğimiz kadar kalın bir çekirdek elde edilebiliyor. Coping şeffaf , beyaz (B1) veya dentin renklerinde ( A3 ) üretilebiliyor. Coping ile kesilmiş diş yüzeyi arasında her zaman belirli bir aralık bulunuyor. Yani, coping kesik dişe sacede koledeki basamakta temas ediyor. Bu kuronun uyumu (fit) açısından çok önemli. Ve.. belki en önemlisi, kuron 5 yıl içinde kırılırsa, çekirdek ( coping ) hiç sorgulanmadan ücretsiz olarak yeniden üretilip size gönderiliyor., Ve ,bunun için yeniden ölçü almanıza gerek yok. Laboratuvarınız ile kırık kuronun yeniden yapılma maliyetini kim üstlenecek tartışmasına girmiyorsunuz... Diğer sistemlerde, bu yazdığım avantajların bazıları bulunabiliyor. Onlar da iyi sistemler. Ama ben PROCERA yı kullanmayı tercih ediyorum..

1 Ocak 2009

BU ÇOCUKLAR ÇILGIN GÜZEL




İMPLANT ÖĞRENMEK İÇİN GEÇ KALMADINIZ...







1980 lerde Dr.P.I. Branemark ve arkadaşları, diş implantları ile ilgili uzun dönem araştırma sonuçlarını yayınladılar. Bundan sonra diş hekimleri için her şey değişti.Okulda kitaplarda okutulan, diş hekimliği tarihindeki önemli olaylardan, değişikliklerden bir yenisi gerçekleşmişti. Pek çoğumuz bunu farketmedi bile. Ama belki bundan 50 yıl sonra kitaplar şöyle yazacak : "1980 lerde Dr.Branemark'ın tanımladığı osseointegrasyon prensipleri ile diş implantları uygulamaları diş hekimliği pratiğine rutin bir uygulama olarak girmiştir. O tarihten itibaren tüm dünyada, yavaş yavaş kuron ve köprü yapabilmek amacıyla dişlerin traşlanmasından uzaklaşılmıştır. Artık total protez ve iskelet protez sadece geri kalmış ülkelerde kullanılan bir tedavi tekniğidir."
Evet.. Siz henüz implanta başlamamış olabilirsiniz.. Kimden öğreneceğim, bizden geçti, zamanım yok, yatırım yapacak param yok, lisan bilmiyorum, ya başarısız vakalar yaparsam... vd.. gibi özürlerin hiç geçerliliği yoktur. Şunu yanıtlayın: Önünüzde diş hekimliği yapacağınız 5 yıldan fazla bir zamanınız var mı ? Evet ise yanıtınız, hiç durmayın..