8 Mart 2017

KABUL DEMEYE GİDEN YOLDA SİSTEMATİK ÜÇLEME ..

Diş hekimliği tekniklerini bilmek önemli.
Ancak, iyi dişhekimliği hasta merkezli bir stratejiye dayandırılmazsa "bilginin/becerinin" pek bir önemi kalmıyor..
Bildiklerinizi , yapabildiklerinizi uygulayacak bir "hasta " bulunamadığı sürece bilmek neye yarar..Güç işlerden birisi , işte bu "hasta adaylarını" klinkten içeri sokabilmekte..Bu, başka birkaç yazının konusu olabilir..

Hastalarımıza "hasta" demeye dilim varmıyor. Aklıma hep , rahmetle anıyorum, liseden sınıf arkadaşım Arman Kırım geliyor. Bir iletişim ve "iş/işadamı yaratma ustasıdır"."Ben hasta değilim, bana "hasta" diyen hastadır" , derdi. Konuk desem , oturmuyor.."Hizmet alan" desem, fikir de oturuyor, ancak biraz uzun ve zorlama gibi..

"Hizmet alanı" bulduk diyelim...Koltuga oturdu hizmet alan kişimiz..Agzına, dişlerine baktık..Şikayetleri nelerdir, beklentileri var mı , öğrendik..
Bunları kendi bilgi süzgecimizden gecirip, hastanın anlayabileceği bir dil ile, bir "FARKINDALIK " yaratmak ilk onemli basamak..Aslında hastanın derdi nedir.Hastalığı nedir. Sorunların teknik olarak ne anlama geldiği ve bunun "hizmet alana" anlatılması sonraki basamaklardaki basarıyı belirleyebilir..

Bu sorunlar, ve sikayetler hzimet alanın gündelik hayatını nasıl etkiliyor? Bu sorunlar giderilmezse neler ortaya cıkar? Ne yapılırsa saglıklı bir agız-diş ortamına sahip olunabilir..Neye "İHTİYACI"  var? Estetik gercekliği hiçbir zaman ihmal etmemeli..Hangi tedaviyi uygularsak uygulayalım, estetik "yan cepte" olmalı hep..
Bazı durumlarda , kararı asıl etkileyen estetik unsur olabilir.."NELER YAPILABİLECEĞİnin " anlatılması ikinci onemli basamak..

Baslama kararının verileceği üçüncü basmaktır. Buna " hadi yapalım " veya " KARAR " basamağı da diyebiliriz..Bu basamakta eylemin "ekonomik" unsuru da devreye girecektir..Aceleye gerek yok..Planlayarak, ve empati yaparak ilerlemek karar verilmesinde yardımcı olacaktır..
Bu noktada, Hekimin yapacağı en büyük yanlış, "peşin hükümlerle(önceden edinilen bilgi ve izlenim ile)  hizmet alanın yerine karar vermek" olacaktır...

19 Haziran 2016

EGITIMIN ONEMI ve ZORLUGU, ZORUNDALIGI..

Kayın pederim buyuk bir bankanın, büyük bir şubesinin müdürüydü. Yıl 1979-80...Bankaya gittiğimde derhal odasına alındım..Elimden belgelerimi aldı, çağırdığı bir gorevliye verdi, işlemleri tamamlasın diye..Hiç dolaşmadım, uğraşmadım, herşey adıma hazırlanıyordu..
Yaklaşık 2,5 saat sonra  elime bir çek verdiler. Bir çek tam yarım günümü almıştı.. 60 Dolar tutarında bir çek ve Amerikan Diş Hekimliği (ADA) kurumuna ödenecek diyordu..
Bir kaç ay önce, bir zarfın içine , kalın kağıtların arasına dolarları koymuş ve ADA ya göndermiştim, dergi aboneliği için..Başka bir yöntem düşünemedim..Kredi kartı kullanımı henüz başlamamıştı..Tabi abone olamadım..Yani bizim dolarlar zarfı açan görevlinin çekmecesinde kaldı..
Ama genç bir diş hekimiyim, gözüm dişarıda , orada neler yapılıyor diye merak ediyorum..Okulda öğrendiklerimden ibaret değildi diş hekimliği, herhalde..Gracey küreti okulda görmemiştim. Airator ile diş kesmek nedir bilmeden mezun olduk..Kuron koprü hocamıza ilah gözüyle bakıyorduk, ama diş kesiminde anestezi kullanmamız yasaktı. Nerede duracağımızı bilemezmişiz..
" Herhalde gelişmiş batılı ülkelerde böyle düşünmüyorlar, böyle öğretmiyorlar, böyle yapmıyorlardır" diye umuyordum..

ADA dergileri yutarcasına okuyordum..Yatağımın başucunda bir dergi, tuvalette (bu lokasyonu şiddetle öneririm!! ) başka bir dergi, klinikte masamda başka..Onemli yazıların özetini çıkarıyordum.Bazan referance lardan onemli bir alıntı takip ediyor, reprint istiyordum, mektupla..
Dr. Charles Greene ile oyle tanışmıştım..Okluzal equilibrium un ilahlarından biriydi..Gülümser hocaya selam söyle diyordu..İlk defa TMJDS ( temporamandibular joint disfuction syndrome ) kavramını ondan duymuştum..
Sonra bonding teknolojisi..Adaptic kullanıyorduk veya Concise..Dişin rengini alan dolgu!!!..İki pasta elle karıştırılıp, oyalanmadan dişin üzerine yerleştirilmeli..
Goldstein ne kullanıyordu acaba..Yıllar sonra Avrupa Estetik Dişhekimliği kongresinde karşılaşmıştım..Sunumundan sonra, sıramı bekledim  (herkes uzaklaşmıştı) ve sordum," Ben sizin bir takipcinizim, siz yeni jenerasyon bondingleri anlatıyorsunuz. Ancak ben hala kliniğimde  etching-priming- bonding ayrı ayrı yapıyorum, ve yeni jenerasyon yontemlere geçemedim. Yanlış mı yapıyorum.?" Kulağıma doğru eğilip, yavaşca " merak etme ben de aynısını yapıyorum" demişti..
Endüstri ve Akademi ilişkisi hep dikkatimi çekmiştir..

Dişeti sağlığı önemliydi..Diştaşı temizliği yaparken scaler (okulda bir tek onlarla çalışmıştık ) yeterli olmuyor, küret (Gracey) kullanmalıydık..Derin ceplerin eliminasyonunda "non-surgical approach" dan bahsediliyordu.

Bir süre sonra BDAJ (British Dental Association Journal) a da abone oldum..Avrupa daha yakındı..Malzeme ilanlarını bile tek tek okuyordum..Daha iyi birşey var mı, farklı birşey var mı? Bir Londra seyahatında , dergiden adresini bulduğum diş deposuna gittim..En büyük depoya..Kendimi tanıttım ve malzeme almaya geldiğimi söyledim..Yüzlerini görmeliydiniz, depoda hiç diş hekimi görmemişler. Herkes telefon ile sipariş veriyor, teslim ediyorlar..Bizse Güney dişe gidip, ellerimizle malzeme seçiyoruz, cek-senet imzalıyoruz..Dokunmak iyidir.!!!

Eğitim, bir diş hekimi için hiç durmayan bir uğraş..Sürekli..Ve vazgeçilmez..
Herşey o kadar hızla değişiyor ki..Önce standartı yakalamalısınız. Sonra sürdürmelisiniz, ve becerebilirseniz, bir üst lige çıkmalısınız..

Dergi yetmez..Kongreler var..Kurslar var..
Asıl , önde gidenler var..
Gecmekte oldugun yoldan senden önce geçenler var, işlerini de iyi yapıyorlar..
Onları izlemek en kolayı..
Eğitim herşeydir..

31 Ocak 2016

HASTA ÇEKİCİ EYLEMLERİN ÖZÜ...

Kliniğinizi veya diş hekimi olarak kendinizi tanıtmanız zaman alır..Cok emek gerektirir..
Nihayetinde hastalar gelmeye baslar, yavaş, yavaş..
İlk muayenehanemi açarken, hesabım tutmadı..(ne muayenehaneydi ama: tek oda, sobalı, bekleme: 2 doktor ile ortak, hemşire: 2 doktor ile ortak (en genc ben oldugum için hep ihmal edilirdim)..) Her gun bir diş ceksem , iki dolgu yapsam, ve haftada bir kuron yapsam , aylık masraflarımı odeyebilecektim..
Hesabım tutmadı, bazı aylar senetlerimi odeyemiyordum..
Ama hekim hizmetlerini pazarlamaktan vazgecemez..Her sıradan eylemimiz içinde "bana hasta olarak gelmenizi / gelmeye devam etmenizi isterim" dusuncesi kacınılmaz olarak vardır..
Kimi meslekdaşlar bunun dozunu kaçırabilir..Limitlerimizi, kişiliğimize uygun düşecek şekilde , belirleyebilmeliyiz..Geçenlerde, bana" limit aşımı" gibi gelen bir tavır anlatıldı, yapan meslekdaşa gore ise herşey "normaldir " sanırım..x şehirdeki, x hekim, lüks bir araba kiralayıp, (satın alamıyacagı kadar pahalı) ," falan hekimin arabasıdır" diyerek diğer cok pahalı arabaların yıkandığı parka gonderiyor. Arabalarını getirenler kendi arabasını gorsunler diye..flaş,flaş, flaş).
Bizim zamanımızda daha farklıydı..Kuluplerde sanatcılara çicek gonderilir, isminiz anons edilir, sanatcı "sevgili doktorum" diye tesekkur ederdi..
Muayenehanemi açtığımda; "hiç bir gün çicek göndermiyeceğim " demiştim..Kulüplere de gitmedim zaten..
Ama kendimce "hasta çekici " eylemlerim hep sürdü..Sürüyor da..
Bu eylemin zor ve suresiz oldugunu en başta yazmıştım..
Herkes kendince başarıyor..Ama kilit taşı bunu başarmak değil, bunu başardıktan sonra gelen eylemler bütünü.
O hasta ile ne yapılacağı..
Bu da başka bir yazının konusu olsun..